§Aile Hukuku
Anlaşmalı boşanma süreci nasıl işler?
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre anlaşmalı boşanmanın şartları, protokolün içeriği ve duruşmada hâkimin rolü.
· 4 dk okuma · Av. Alperen Gökdağ
Anlaşmalı boşanma nedir?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma kararı ve boşanmanın sonuçları üzerinde ortak irade ile uzlaştığı, çekişmeli yargılamaya göre çoğu zaman daha kısa süren bir boşanma yoludur. Dayanağı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Bu yolda mahkeme, kusur araştırması yapmaksızın tarafların ortak iradesine dayanarak boşanmaya karar verebilir.
Anlaşmalı boşanmada kimin kusurlu olduğu tartışılmaz; ancak bu, nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konuların önemsiz olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, bu başlıkların tamamı protokolde açıkça düzenlenmelidir.
Bu yöntem, süreci kısaltabilmesinin yanı sıra eşlerin kararlarını birlikte vermelerine imkân tanıdığı için tercih edilir. Ancak her evlilikte anlaşmalı boşanma uygun olmayabilir; eşler arasında temel konularda görüş ayrılığı varsa çekişmeli dava yolu gündeme gelir. Hangi yolun daha uygun olduğu, ailenin durumuna ve tarafların beklentilerine göre değerlendirilmelidir.
Hangi şartlar aranır?
Kanun, anlaşmalı boşanma için birkaç şart arar. Birincisi, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. İkincisi, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesidir. Üçüncüsü, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında eşlerin bir anlaşmaya varmasıdır. Dördüncüsü ise hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesidir.
Bu şartlardan biri eksikse dava anlaşmalı olarak sonuçlanmayabilir. Örneğin eşlerden biri duruşmada protokolü kabul etmediğini söylerse, dava çekişmeli yargılamaya dönüşebilir.
Protokolde neler yer alır?
Protokol, eşlerin boşanmanın sonuçlarına ilişkin yazılı anlaşmasıdır. İçeriğinin açık ve uygulanabilir olması önemlidir, çünkü mahkeme protokolü de değerlendirir. Protokolde genellikle şu başlıklar düzenlenir: velayetin kimde kalacağı, velayeti almayan eşin çocukla kişisel ilişki kurma düzeni, çocuk için ödenecek nafaka, eşler arasında nafaka talebi olup olmadığı, mal paylaşımı ve varsa tazminat talepleri.
Çocukların durumuna ilişkin hükümlerde hâkim, çocuğun yararını esas alır. Taraflar anlaşmış olsa bile hâkim, çocuğun yararına aykırı gördüğü bir düzenlemeyi olduğu gibi onaylamayabilir.
Dava nasıl ilerler?
Dava, aile mahkemesinde açılır. Dilekçeyle birlikte protokol de mahkemeye sunulur. Duruşma günü, çoğu dosyada tek celsede tamamlanabilecek şekilde planlanır; ancak mahkemenin iş yüküne ve dosyanın durumuna göre ek celse gerekebilir.
Duruşmada hâkim eşleri ayrı ayrı dinler. Eşlerin avukatı bulunsa bile, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şarttır; bu nedenle eşlerin duruşmaya bizzat katılması gerekir. Hâkim, tarafların boşanmak istediğine ve protokolü kendi özgür iradeleriyle imzaladıklarına ikna olursa, protokolü uygun bulur ve boşanmaya hükmeder.
Karar sonrası süreç
Boşanma kararı, taraflar kanun yoluna başvurmaktan vazgeçtiklerini beyan ederse hızlıca kesinleşebilir. Aksi halde kanun yolu süresinin dolması beklenir. Karar kesinleştikten sonra nüfus kayıtlarına işlenir ve boşanma hukuken sona ermiş olur.
Anlaşmalı boşanma kararında yer alan nafaka ve çocukla ilgili hükümler, koşullar değişirse ilerleyen dönemde yeniden değerlendirilebilir. Mal paylaşımına ilişkin düzenlemenin ise protokolde açık ve eksiksiz yapılması, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkları azaltır.
Çocuklar ve mali konular
Ortak çocuk varsa protokolün en dikkatli hazırlanması gereken bölümü çocuklara ilişkin düzenlemelerdir. Velayet kural olarak eşlerden birine verilir; diğer eşle çocuk arasındaki kişisel ilişki ise gün, saat, bayram ve tatil dönemleri gibi ayrıntılarla yazılı hâle getirilebilir. Düzenleme ne kadar açık olursa, ilerleyen dönemde yorum farkından doğan sorunlar o kadar azalır.
Mali konularda ise nafaka tutarı, ödeme şekli ve süresi, ortak mal varlığının kimde kalacağı, taşınmaz ve araç gibi mallar ile borçların paylaşımı protokolde belirtilir. Protokolde eksik bırakılan bir konu, boşanma kararından sonra ayrı bir dava konusu olabilir. Bu yüzden protokolün, eşlerin tüm beklentilerini kapsayacak biçimde ve anlaşılır bir dille yazılması önemlidir.
Sık karşılaşılan sorular
Anlaşmalı boşanmada duruşmaya eşlerden biri gelmezse ne olur, sorusu sık sorulur. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerektiğinden, duruşmaya katılmayan tarafın bulunmadığı bir celsede anlaşmalı boşanma kararı verilemez; duruşma ertelenebilir veya dava çekişmeli olarak sürebilir.
Bir diğer soru, protokolün sonradan değiştirilip değiştirilemeyeceğidir. Mahkemece onaylanan protokol kararın bir parçası hâline gelir. Çocukla ilgili hükümler ve nafaka gibi bazı başlıklar, koşullar önemli ölçüde değişirse ilerleyen dönemde yeniden ele alınabilir. Ancak mal paylaşımına ilişkin hükümlerin sonradan değiştirilmesi çok daha sınırlıdır.
Başvurmadan önce dikkat edilecekler
Protokolü imzalamadan önce her başlığın ne anlama geldiğini ve ileride ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmek gerekir. Özellikle nafakadan feragat, mal paylaşımı ve velayet düzenlemesi sonradan değiştirilmesi zor olabilecek hükümler içerebilir.
Her evlilik ve her aile farklıdır. Bu yazı genel çerçeveyi anlatır; kendi durumunuz için bir hukuki değerlendirme yapılması gerekiyorsa randevu talep edebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz.
Bu yazı 22 Ekim 2026 tarihli mevzuat bilgisine dayanır; sonraki değişiklikler yansıtılmamış olabilir.
